Un Helvası Ne İle Yenir? Gerçekten Ciddiyetle Mi Yaklaşmak Lazım?
Un helvası. Evet, bu kelimeyi duyduğunda aklına gelen ilk şey nedir? Mis gibi kokan, annelerimizin evde pişirdiği, bayramlarda sofraların vazgeçilmezi olan o tatlı mı? Yoksa, azıcık fazla karamelize olmuş, topaklanmış, biraz da gözden kaçmış ama “e zaten helva bu, ne olursa olsun yerim” dediğin o tür mü? Helva da neyle yenir ya? Hadi gel, bunu biraz kafa yorarak ama bir yandan da esprili bir şekilde çözmeye çalışalım. Hem İzmir’den, hem de hayatı biraz fazla düşünen 25 yaşında bir adamın gözünden bakalım un helvasına.
Un Helvası ve Kendi İçsel Çatışmam: Ne Zaman Yedim, Ne Zaman Yememeliyim?
Şimdi, un helvası demek, önce bir içsel sorgulama başlatmak demek. Helvayı yiyip yemedik, helvayı yemek için uygun zaman var mı, helvayı gerçekten hak ettik mi, vicdanımızla barıştık mı? İzmir’de sabahları kahvaltıda peynirli bir tost yerken, akşamdan kalan un helvasına karşılık gelen içsel bir hesaplaşmaya giriyorum. Ne oldu, ne oldu da bu kadar un helvasına geldik? Geçen gün bir arkadaşım “Yahu, un helvası neyle yenir?” diye sordu ve düşündüm; çok doğru bir soru, ama cevabı yok ki!
Un helvası o kadar farklı bir tatlı ki, ona yaklaşırken öncelikle “bu gün ruhumda nasıl bir denge var” diye sorup, ona göre hareket etmek gerekiyor. Çünkü un helvası, kesinlikle bir ruh halidir.
—
Un Helvası ve En Popüler Yan Arkadaşları
Çay:
Un helvası ve çay. İşte bu, kesinlikle İzmir’de yapılan, sıklıkla duymadığınız ama içten içe her zaman çok doğru olan bir kombinasyon. Hani bir gün mesela, işten çıkar çıkmaz eve geldiniz ve “Yahu bugün çok çalıştım, biraz huzura ihtiyacım var” dediniz. O an, sofrada bir fincan çay ve yanında bir tabak un helvası var. Çay, helvanın ağır dokusunu, unun verdiği yoğunluğu hafifletiyor. O çayın sıcaklığı, helvanın sıcaklığıyla birleşince içindeki gizli huzur çalkalanıp ortaya çıkıyor. Ne de olsa, bir helvadan daha keyifli bir şey yok! Çayın yanında helva, tam bir huzur ortamı.
—
Dondurma:
Şimdi, dondurma mı? Ciddi misin? Evet, ciddiyim. Un helvası ile dondurma, en önce duyduğumda “Yok artık, bu kadar da olmaz” dediğim bir kombinasyon. Ama bir gün İzmir’deki Güzelyalı sahilinde bir kafede, dondurmalı un helvası yediğimde anladım. Bu, beklenmedik bir aşk hikâyesi gibiydi. Helva ile dondurma arasında o kadar güzel bir birliktelik vardı ki, herkesin gözleri büyümüş şekilde, “Bunu kim bulmuş, harika bir fikir!” diye düşündük. Dondurma, helvanın şekerli yapısını biraz daha hafifletip, o soğuk ve tatlı kontrastıyla fark yaratıyordu.
—
Süt:
Süt, un helvasının geleneksel partneri. Hani bir var bir yok, ama aslında yok da dememek gerek. Un helvası ve süt arasındaki ilişki, sanki eski dostlar gibidir. Yıllar önce bir gün, annemin yaptığı helvayı yemeye başladım, 5 dakikada süt isteği geldi. “Bunu bir de sütle yediğimizde tam oturacak!” dedim ve aniden aklıma geldi. İki arkadaş, birbirinin kusurlarını tamamlar. Helva ne kadar yoğun, süt de o kadar hafif. Bu klasik ilişkiyi bozmak, her zaman risklidir.
—
Helva ve Ben: Bazen Şekerim, Bazen Çok Tatlıyım
Bir de şöyle bir durum var; un helvası, gerçek anlamda şeker tadı arayan insanlara hitap eder. Yani “şeker benim için çok” diyen biriysen, helvaya yanaşma. Şimdi, un helvasını yiyenlerin gözlerindeki parıltıya bakınca, bazen içimden diyorum ki: “Acaba bu kadar tatlı olmasam, daha az tatlı olur muyum?” Ama bir yandan da tatlı olmayı seviyorum. Kendi içimdeki çatışma biraz da bu. “Tatlı olmak zorunda mıyım?” sorusu. Hangi tatlı aşık olduğu bir tür, helva da o tatlı olmalı.
Ama bakın, bir insan bu kadar tatlı olamaz ki! Helva işte. O kadar yoğun, o kadar tatlı ve şekerli ki… Sonunda sormadan edemiyorsunuz; “Buna biraz daha tuz eklesek, işte o zaman tam olur!”
—
Un Helvası ve Aileyi Ziyaret: Bir Un Helvası, Bir Çatışma!
Bir gün, kayınvalidem evdeydi ve ben de bir tane güzel un helvası yapmak istedim. Tabii ki her zaman olduğu gibi, beni rahat bırakmıyor, “Bunu da yanlış yaptın, biraz daha şeker olmalı” falan diye müdahale etti. Kayınvalidenin un helvası hakkında yorum yapması, sanki eski Türk dizisinde ki halı yıkama sahneleri gibi, biraz abartılı ve “yapmadım” derken zoraki kabul edilen bir durum. Neyse, sonunda dedim ki, “Bunu birlikte yapalım ve herkes helvasına bakarken ne kadar tatlı olduğumuza da karar versin!” Ve gördük ki, kayınvalidem bir bakıma helva konusunda ciddi bir danışmandı. O günden sonra, helva tatlı bir işin ne kadar ciddiye alınması gerektiğini gösterdi. Aile içindeki bu mücadele, tatlıların gerçek anlamda nasıl daha önemli olduğunu gösteriyor. Un helvası aslında hayatın basit ama karmaşık yanlarını sorgulatan bir tatlıdır!
—
Sonuç: Un Helvası, Bir İçsel Yolculuktur
Sonuç olarak, un helvası sadece bir tatlıdan daha fazlasıdır. O, çayın yanında hayatı sorgulamak, dondurmayla karıştırıp riske girmek, sütle yumuşatıp kalbinize dokunmaktır. Ve bence un helvası, hayatın içsel dengelerini anlamaya çalışan bir tatlıdır. Bir noktada seviyorsunuz, bir noktada bırakmak istiyorsunuz. Ama sonuçta, un helvası her zaman hayatınıza tat katıyor. Yeter ki doğru zamanlamayı yapın! Un helvası neyle yenir? Cevap belki de şudur: Biraz düşünerek, biraz esprili yaklaşarak… Ve her durumda bir parça tatlı bir huzur.